bisikletim var benim la. :)
düüt düüt!!
Eylül 16, 2014
ön lamba
liman:
Çandarlı, Türkiye
Eylül 07, 2014
lan değil la
insan ne istiyorsa istediği anda yapmalı. sonrasında oldurmak öyle zor ki. genelde paranız olmaz çünkü. elinizdeki para "ihtiyaç" adı altında rutinliğe harcanır.
halbuki insan hayalleri için yaşardı hani? bok yesin bunu diyen. büyümek diye bir gerçek varken istediğin her şeyi ötelersin işte. zaten ufkunu kapamak için bir ton insan, bir o kadar da durum gönderilmiştir sana dolayısıyla savaşmak nafiledir bu nokta da.
ah eski ben, yeniliyorsun gözüm haberin olsun.
liman:
Çandarlı, Türkiye
Eylül 04, 2014
yokuş
behzat ç. izliyoruz bu aralar çokça. anakara özleminden hep biliyoruz da. en çok da kızılay'dan seymenler'e doğru çıkışı seviyorum, arıyorum. belediye otobüsleri dolusu insanları özlemedim de annemleri çok özlüyorum ben. bir de buralarda kar da yağmıyor; öğrencilerim bir haber yokuş aşağı poşetle kaymaktan. hatırlıyorum geçen sene bir öğrencim:
-öğretmenim anakara çok büyükmüş, her yer de apartmanlar varmış, ama çok kar yağıyormuş, doğru mu?
diye sormuştu :)
diye sormuştu :)
ardından bir başka bir öğrencim de:
- öğretmenim siz nerede top oynuyordunuz? yer var mı ki?
- öğretmenim siz nerede top oynuyordunuz? yer var mı ki?
diye merak etmişti.
bakalım bu sene nasıl depreştirecekler özlemimi?
liman:
Çandarlı, Türkiye
Eylül 02, 2014
toplantı
....
sonra;
bizde dedik ki gamze ile çocuklarla fotoğraflar çekeriz, gezeriz, sergi açarız cümleten.
düşündük, mutlu olduk. ege'nin çocuklarını mutlu da ederiz biz.
sonra;
bizde dedik ki gamze ile çocuklarla fotoğraflar çekeriz, gezeriz, sergi açarız cümleten.
düşündük, mutlu olduk. ege'nin çocuklarını mutlu da ederiz biz.
liman:
Çandarlı, Türkiye
Ağustos 13, 2014
yumruk
yumruğumun büyüklüğü ile kalbimin büyüklüğü arasındaki doğru orantının canı cehenneme. zira ben büyüdükçe kalbim küçülüyor sanki, dikkatim dağılıyor, insanları dilediğimce sevemiyorum.
liman:
Çandarlı, Türkiye
Temmuz 30, 2014
inanmak
seviyorum. uyurken bile çok seviyorum. bir gülümsemesi var sadece ben biliyorum. aşığım canımdan çok aşığım. düşlediğim her kasabayı ona hediye ediyorum, bir kere sarıl bir kere bir kere daha biz ömrümüzün en uzun yolculuğundayız zaten. yüreğim diyor bunu, inan bana hep.
liman:
Çamardı/Niğde, Türkiye
Temmuz 27, 2014
yüzleş
velena:
hayat
liman:
Çamardı, Niğde, Türkiye
Temmuz 20, 2014
dört
anakara var: iyi ki var. canım sıkkınken suçu ona atar, umudumu ona bağlarım hep...
bu aralar içimden konuşuyorum çoklukla; laf olsun diye yazmıyorum bunu, hakikaten konuşuyorum karşımda biri varmışçasına. hastalıklı bir hal mi bu? olması gereken mi? karar veremiyorum ama ölümüne konuşuyorum kendi içimle. küfürlü konuşmalar da oluyor ama hiç rahatsız etmiyor bu durum beni. ben yüksek sesli konuşulmasından, bağırılmasından, çok sık küfür edilmesinden rahatsız olurum herkese açık dünyamda. aynı ben aynı dışsal dünyamda birisiyle konuşurken küüt diye muhabbetin değiştirilmesine, ciddiye alınmamaya illet olurum. benim için karşımdakini dar ağacında sallandırma sebebidir bu çünkü ben iyi bir dinleyenimdir, karşımdakinin konusunu bölmem. kimseden bir şey de beklemem ama bu şekilde değerli hissettirlmeyi beklerim işte. takıntı belki de?
-ama kendi içimde kendimi dinlemiyorum, konuyu bölüyorum, küfür de ediyorum.-
farkındayım kurduğum cümlelerden bir bok çıkmıyor şu anda. toparlayamıyorum. beynim çok hızlı çalışıyor ya da kalbim çok hızlı kırılıyor:
bunun sebebi anakara olmalı. anakara'ya bok atıp rahatlamam gerek yoksa içimde iki sek kahve birbirine bıçak çekecek ve biri diğerini sırtından bıçaklayacak.
ailemle uyuşamadığım ve benim hayallerimi s.klemedikleri şehirdir anakara. korkularımın doğduğu ve bu yüzden en sevdiğim tarafından anlaşılmadığım, dostlar edindiğimi sandığım fakat onları yitirmiş olduğumu göremediğim yerdir anakara. ah anakara, hep birilerini beklediğim bozkırsın; arkadan bakakalmayı bana sen öğretmedin mi? öyle bir kanıksadım ki bunu çözümü beklemek de arıyorum, çenemi kapamak en doğrusu biliyorum işte. peki neden yapamıyorum?
değişmek...
ben de değişeceğim, daha da korkacağım olacaklardan. içim neden bu denli acıyor? ben birisine mutsuzluk veriyormuşum. mutsuz ediyormuşum. durduk yere nasıl mutsuzluk verilir ki? hep anlaşılmamaktan işte. kimse beni olduğum gibi kabul etmedi ki, ben neden kabul etmek zorundayım? benim yapmam gerek, ben ödün vermeliyim kendimden. çünkü ben muhalefetim ben huysuzum ben pisliğim. halbuki ufacık hayallerim var, bir gün bir şiirle uyanmak gibi.
anakara, sen bir alışveriş merkezinin tam ortasından masada sandalyeyi fırlatıp seni bırakanın arkasından bakmayı da öğrettin bana. sonra onu kaybetmek korkusuyla ayağa kalkıp koştururken arkandan bir görevli o sandalyeyi düzeltti. arkama bakmak istemedim çok utandım çok.
en çok kendimi sorguladım, sorgulayacağım. hak ettiğim budur belkide?
en güvendiğine bile anlatmamalı insan içini.
şimdi kendimle sohbet halindeyim. küfürleşiyoruz falan ama ortak bir yer de buluştuk biz: beklentini en aza indir, hatta bekleme, hayal kur. ama kimseye anlatma. sus. elindekini mutluluk sebebi yap, bağrına bas. daha çok yaz. fazlasını isteme.
dördüncü yılımız kutlu olsun sevgili'm.
liman:
Çamardı/Niğde, Türkiye
bıçak
iyi kesen bıçak her derde iyi gelir: anlaşılmamaya bile.
velena:
yollar
liman:
Çamardı/Niğde, Türkiye
Temmuz 16, 2014
bal şeker olsun!
inandırıyorlar bizleri elimizdeki yaşamların bizler için en doğru olduğuna. çaresizce (aslında emin değilim, belki de kolay olan budur, bir çaresizlik kuytusunda saklanmak ) kabulleniyoruz bizde. yoksa kim ister yoksul olmayı, kim ister sevdiklerinde uzağında yaşamayı, kim ister öldürülmeyi.. kumdan kale yapamadan, ıslık çalamadan çocukluklarını yitirenler var. daha küçücükken evlendirilen kızlar var yeryüzünde. sıçtığımın dünyasında acılar var büyük acılar hem de. yakın da, uzak da, öte de, beri de ayrımlar var. insanca yanımızı alanlar var. üzülmek için aynı olmaya gerek var mı? sevmek için aynı olmaya gerek var mı? bir gökyüzünün altında mutlu olamaz mıydık? bir türküyü kendimizce mırıldanamaz mıydık? beraber çay içemez miydik?
hayallerimizi istediler, mal gibi verdik. ben diyeyim de hayalsiz bok gibi olacak dünya. bokun içinde boğula boğula öleceğiz. hepimize de afiyet olsun.
liman:
Ankara, Türkiye
Temmuz 13, 2014
sessiz
kabuğuma çekilme vaktidir. usul usul insanları izlemenin tam zamanı. anlatmak çok yersiz ki benim hiç adetim değildi, insanlar bana anlatırdı ben de dinlerdim. zaten beni bu yüzden severlerdi. kimseyi yargılamadan hayallerini örselemeden dinlerdim. ben olsam bende çok severdim bu sek kahveyi.. şimdi nedense bende konuşur oldum çünkü inandırıldım anlatınca da sevile bileceğime. halbuki biliyordum sevmezlerdi, peki neden inandım ki? ah güvenme duygusu, kırdın la hayalimi.
sessiz..
sessiz..
velena:
umut
liman:
Ankara, Türkiye
Temmuz 07, 2014
kork!
yazmayandan, okumayandan sadece konuşandan kork. içini dökme ona, uzak dur. dünyanın renklerini anlatma ona, anlamaz ki, alay eder. alay ettirmemeli bir insan kendiyle. kaçmalı ama alay ettirmemeli.
gitmeli..
gitmeli..
velena:
alışkanlık,
okyanus
liman:
Ankara, Türkiye
Temmuz 03, 2014
bugüne
"...
ey eşim ey sevişim ey bende yaşayan
ey bütün kitaplar ki bizi yazar kalır
..."
T.Uyar
bir kere üzgün bakıyorsun ya sadece bir kere işte o vakit içim alabora. sen üzülme, daralma bak ben varım, yanındayım, hep sarılırım. bakma benim hayıflanmalarıma, küçükken beri böyleymişim. hem görmüyor musun benim bütün hayallerim senle, senli.
velena:
çandarlı,
sevgili,
turgut uyar
liman:
Çandarlı, Türkiye
Haziran 10, 2014
boncuktan kuş
doğum günün kutlu olsun mutlu ol senelerce..
sevdiğim adam, hayalim benim, hep benle ol olur mu? her doğum günümüz, her günümüz, ömrümüz yan yana geçsin olur mu? iyi ki doğdun en güzel yanım, ruhum, sevincim...
umudumsun sen..
liman:
Çandarlı, Türkiye
Mayıs 10, 2014
denizden de mavi
![]() |
| fotoğraf: benim değil, keşke benim olsaydı. |
anlamıyorum insanları, hele ki denizi görünce heyecanlanmayanları. anakara'da deniz özlemi çekip, sokaklar boyu yürürken herhangi bir yokuşun en tepesinin ardında deniz varmışçasına hızlı adımlarla beşevlerden seymenler parkına varan ben, anlamıyorum işte olanı biteni. eylülden beri denizi olan memlekette yaşayan ben her sokakta başka bir kıyı görebiliyorum, bambaşka bir ülke gibi. bitmiyor heyecanım benim. sanırım ölümüm maviden olacak. hayalleri küçük olanları da anlamıyorum. ege'ye bakınca insan atlas okyanusunu düşlemiyorsa eğer; içmesin o cigarayı rakıya katık edip zira yazıktır, günahtır, heba edilendir o cigara.
inanın sırt çantasının kerametine, kayığın büyüsüne, çocukların güzelliğine. ve çocuklarını öldüren bu ülkeye bir çare düşünün. ama n'olur hızlı hızlı bulun çareleri.
şiirler okuyun; adamları, kadınları anlatan. aşkı bulup bulup yitirmiş şairleri anlayın. en çok da ülkesini seven insanlara yakılmış türküleri mırıldanın.
...
bir şey yapın,
iyi değil bu aralar buralar.
velena:
anakara,
çandarlı,
deniz kokusu,
edip cansever,
ege,
hayal,
kayık,
okyanus,
özlem,
sigara,
şiir
liman:
Çandarlı, Türkiye
Mayıs 05, 2014
"yağmur doldu içime..."
velena:
ahmet kaya,
anakara,
çandarlı,
sigara,
yağmur
liman:
Çandarlı, Türkiye
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

