Temmuz 01, 2025
park
Mayıs 21, 2022
analar ve kızları
Aralık 06, 2021
Bobo
çok kahve az da çay içtim. herkes uyuyordu ben ödev yaptım, sabah okul var ve uyusaydım uyanmama üç buçuk saat olacaktı. olamadı.
özledim. çok özledim. anakara'da geçen günlerde konuştuklarımızı, yazdıklarımızı anımsadım. tuttuğum günlüklere bakmıştım cuma günü. üzülmüşüm çok üzülmüşüm ve dönmüşüm beni üzenlerden acıyan yerlerime merhem olmalarını ummuşum. işin ilginç yanı bana merhem yine onlar olmuş.
çalışma masamda bir sinek geziyor şimdi.
isterdim ki şu saat kaç olursa olsun uyumayalım, oturalım konuşalım: olmayanlardan, özlemlerden, hayal kırıklıklarından. konuşalım, konuşalım ki tükensin kalbi acıtan şeyler. sonra hayal kurmaya gelsin sıra...
ben bunları yazarken "Jehan Barbur-Naz Barı" çalıyordu usuldan. sinek etrafımda uçuyordu. herkes uyuyordu. bugün cunda'dan Umay'a aldığımız kedi figürü bana bakıyordu. söylemedim değil mi kızım kedi figürünün ismini "Bobo" koydu.
Eylül 23, 2019
umay
Kasım 08, 2018
rica
Eylül 29, 2018
umay'a
Mayıs 31, 2018
olabilir
Kasım 19, 2017
bitti
Haziran 05, 2017
hazırlık
Mart 19, 2016
yetememek
Mart 11, 2016
tek
Mart 10, 2016
buz
Ocak 07, 2016
soba yanıyordu bir yandan
birbirimize daha çok güvenip ağzımızdan çıkanın hesabını yapmıyorsak daha ne olsun ki? hem sarhoşken mi daha çok seviliyoruz ki? hayat ah hayat sen ne acayipsin. nesnelerin, özlemlerin birbirine karışması ne kötü.
evet, kötü hep kötü. rasyonel sayılar hep güzel. ege kadar, akdeniz kadar koskoca atlas okyanusu kadar...hep mi böyle üzüntüler, sevgiler..
bir ayarı olmaz mı?
yine mi ah! ile biten yazılar, türküler, şiirler..
yoo.
olmasın, ne olur olmasın öyle..
buna gerek yok ki.
sevdicek der ki üzülmektir yazıyı besleyen. haklı belkide. yazmadığım zamanlar mutlu mu oluyorum peki? musmutlu hem de?
e ben yazıyorum.
deftere, kağıda, tahtaya, ege denizi'ne, bozkır'a..
ah anakara, özledim çok. sokakları. annemi.
yine ah! ile bitti ya la..
ah!
en sevdiklerini çocukken tanımalısın ki kıyamasınlar sana. yoksa seni kırılmaz sanıyorlar. kim bilebilir ki ne kadar içimin acıyabileceğini? sormuyorlar da. halbuki sorsalar uzun uzun anlatmam da, sıkmam da onları. sadece uzun uzun sarılırım. o kadar.
günler
günler.
art arda..
şerefe.
ah!
pencereme bu gece ay düşse.
Aralık 23, 2015
sebepsiz
yazmadığım her dakika yalnızlaşıyorum. halbuki sessizleştiğim her anı yazsam, yalnızlığımı paylaşırdım. arayı bir hafta uzatmazdım, başım dönerdi güzelce. çoğu kez yarımı da bir, dördü de bir. sonra ağlardım üstüne üstlük, sarılırdık. rüya görürdüm. gece susardım çok susardım, yorganın dışının soğuk olmasına rağmen suyumu içer, saate bakar rüyama devam ederdim. özlerdim. çok özlerdim. geçen gün anakara'da bir yer yanmış, cayır cayır. arkasında potalar var oranın, biz sabahları basketbol oynardık orada; hem de en sabahları. küçükken...
Kasım 09, 2015
şimdi
derken ben daha çok kırıldım. gücendim. eksildim.
hani biz, ah! öyle işte.
rakı kalmamış, ben şarap içeyim.
Kasım 05, 2015
öperim
iyi ki doğmuşsun gamsecan.
