Ekim 21, 2014
içsel bir konuşma örneği
gitmesin güzel insanlar. daha öğreneceğim türküler var.
liman:
Çandarlı, Türkiye
Ekim 19, 2014
alerjik
değişmeyi sorguluyorum dostlar.
alışkanlığa dönen her şeye alerjiktim fakat benden güçlü dünya, direnemeyeceğim.
heyecan duymak yaptığın her işten ya da yürüdüğün her yoldan bu mümkün değilmiş ki. canım sek kahve zorlama be güzelim. olanı, olacakları kabul et ve devam et. bir şeyleri değiştiremiyorum en azından ben değişeyim. uyum sağlamak diyor buna büyükler.
değişiyorum.
büyüyorum.
liman:
Çandarlı, Türkiye
Ekim 14, 2014
metin altıok
tüm güzellikleri yakmak isteyenlere inat, tüm acılara tezat insanlar var(dı) bu memlekette. şiirler, acılar, umutlar, özlemler bırakarak arkalarında..sarıl bana..
"bu yaşa geldim içimde bir çocuk hala
sevgiler bekliyor sürekli senden.
insanın bir yanı nedense hep eksik
ve o eksiği tamamlayayım derken,
var olan aşınıyor azar azar zamanla.
anamın bıraktığı yerden sarıl bana.
anılarım kar topluyor inceden,
bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
ama yine de unutuş değil bu,
sızlatıyor sensizliği tersine.
senin kim olduğunu bile bilmezken.
sevgiden caydığım yerde darıl bana."
"bu yaşa geldim içimde bir çocuk hala
sevgiler bekliyor sürekli senden.
insanın bir yanı nedense hep eksik
ve o eksiği tamamlayayım derken,
var olan aşınıyor azar azar zamanla.
anamın bıraktığı yerden sarıl bana.
anılarım kar topluyor inceden,
bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
ama yine de unutuş değil bu,
sızlatıyor sensizliği tersine.
senin kim olduğunu bile bilmezken.
sevgiden caydığım yerde darıl bana."
M.Altıok
velena:
metin altıok,
şiir
liman:
Çandarlı, Türkiye
Ekim 12, 2014
mitoz
yazmak, özlemleri dindirmiyor. sadece anı kurtarıyor. zira özlüyorum çok 4-5 yıl önce ne varsa insana, eşyaya ve şehre dair. hayallerimi özlüyorum. umut ederken heyecan duymayı özlüyorum. biliyorum bunun adı "büyümek krizi". artık çabuk yeniliyorum ama kendimi yenileyemiyorum.
nasıl oluyor?
halbuki mitoz bölünmenin umutları çoğalttığına inanırdım ben. ilk kez ortaokulda bahsedildiği vakit mitoz bölünmeden, aklıma düşmüştü bu fikir. duyduğum sevinç tarif edilemezdi hoş şimdi içimin burukluğu da tarif edilemez.
sanırım çabucak mutlu olan insanlar çabucak da mutsuz oluyorlar. bir şeylere tutunmak iyi geliyor da bana, acaba tutunduğum şeyler mi uçucu oluyorlar? e bir rüya görüp delicesine mutlu olursam, uyanınca mutsuz olmam da normal ki. balık tutup mutlu olursam, balıktan dönünce mutsuz olmam da normal.
ne zaman yeni şarkılar keşfetmekten vazgeçtik, ne zaman kitaplar okuyup cümlelerin altını çizmedik işte o vakit mutluluklar mitozla çoğalmadı, hayaller cigara dumanıyla usuldan gitti.
ve ben artık mitoza inanmıyorum.
liman:
Çandarlı, Türkiye
Ekim 05, 2014
kuşlu gazel*
velena:
rakı
liman:
Çandarlı, Türkiye
Eylül 16, 2014
ön lamba
bisikletim var benim la. :)
düüt düüt!!
düüt düüt!!
liman:
Çandarlı, Türkiye
Eylül 07, 2014
lan değil la
insan ne istiyorsa istediği anda yapmalı. sonrasında oldurmak öyle zor ki. genelde paranız olmaz çünkü. elinizdeki para "ihtiyaç" adı altında rutinliğe harcanır.
halbuki insan hayalleri için yaşardı hani? bok yesin bunu diyen. büyümek diye bir gerçek varken istediğin her şeyi ötelersin işte. zaten ufkunu kapamak için bir ton insan, bir o kadar da durum gönderilmiştir sana dolayısıyla savaşmak nafiledir bu nokta da.
ah eski ben, yeniliyorsun gözüm haberin olsun.
liman:
Çandarlı, Türkiye
Eylül 04, 2014
yokuş
behzat ç. izliyoruz bu aralar çokça. anakara özleminden hep biliyoruz da. en çok da kızılay'dan seymenler'e doğru çıkışı seviyorum, arıyorum. belediye otobüsleri dolusu insanları özlemedim de annemleri çok özlüyorum ben. bir de buralarda kar da yağmıyor; öğrencilerim bir haber yokuş aşağı poşetle kaymaktan. hatırlıyorum geçen sene bir öğrencim:
-öğretmenim anakara çok büyükmüş, her yer de apartmanlar varmış, ama çok kar yağıyormuş, doğru mu?
diye sormuştu :)
diye sormuştu :)
ardından bir başka bir öğrencim de:
- öğretmenim siz nerede top oynuyordunuz? yer var mı ki?
- öğretmenim siz nerede top oynuyordunuz? yer var mı ki?
diye merak etmişti.
bakalım bu sene nasıl depreştirecekler özlemimi?
liman:
Çandarlı, Türkiye
Eylül 02, 2014
toplantı
....
sonra;
bizde dedik ki gamze ile çocuklarla fotoğraflar çekeriz, gezeriz, sergi açarız cümleten.
düşündük, mutlu olduk. ege'nin çocuklarını mutlu da ederiz biz.
sonra;
bizde dedik ki gamze ile çocuklarla fotoğraflar çekeriz, gezeriz, sergi açarız cümleten.
düşündük, mutlu olduk. ege'nin çocuklarını mutlu da ederiz biz.
liman:
Çandarlı, Türkiye
Ağustos 13, 2014
yumruk
yumruğumun büyüklüğü ile kalbimin büyüklüğü arasındaki doğru orantının canı cehenneme. zira ben büyüdükçe kalbim küçülüyor sanki, dikkatim dağılıyor, insanları dilediğimce sevemiyorum.
liman:
Çandarlı, Türkiye
Temmuz 30, 2014
inanmak
seviyorum. uyurken bile çok seviyorum. bir gülümsemesi var sadece ben biliyorum. aşığım canımdan çok aşığım. düşlediğim her kasabayı ona hediye ediyorum, bir kere sarıl bir kere bir kere daha biz ömrümüzün en uzun yolculuğundayız zaten. yüreğim diyor bunu, inan bana hep.
liman:
Çamardı/Niğde, Türkiye
Temmuz 27, 2014
yüzleş
velena:
hayat
liman:
Çamardı, Niğde, Türkiye
Temmuz 20, 2014
dört
anakara var: iyi ki var. canım sıkkınken suçu ona atar, umudumu ona bağlarım hep...
bu aralar içimden konuşuyorum çoklukla; laf olsun diye yazmıyorum bunu, hakikaten konuşuyorum karşımda biri varmışçasına. hastalıklı bir hal mi bu? olması gereken mi? karar veremiyorum ama ölümüne konuşuyorum kendi içimle. küfürlü konuşmalar da oluyor ama hiç rahatsız etmiyor bu durum beni. ben yüksek sesli konuşulmasından, bağırılmasından, çok sık küfür edilmesinden rahatsız olurum herkese açık dünyamda. aynı ben aynı dışsal dünyamda birisiyle konuşurken küüt diye muhabbetin değiştirilmesine, ciddiye alınmamaya illet olurum. benim için karşımdakini dar ağacında sallandırma sebebidir bu çünkü ben iyi bir dinleyenimdir, karşımdakinin konusunu bölmem. kimseden bir şey de beklemem ama bu şekilde değerli hissettirlmeyi beklerim işte. takıntı belki de?
-ama kendi içimde kendimi dinlemiyorum, konuyu bölüyorum, küfür de ediyorum.-
farkındayım kurduğum cümlelerden bir bok çıkmıyor şu anda. toparlayamıyorum. beynim çok hızlı çalışıyor ya da kalbim çok hızlı kırılıyor:
bunun sebebi anakara olmalı. anakara'ya bok atıp rahatlamam gerek yoksa içimde iki sek kahve birbirine bıçak çekecek ve biri diğerini sırtından bıçaklayacak.
ailemle uyuşamadığım ve benim hayallerimi s.klemedikleri şehirdir anakara. korkularımın doğduğu ve bu yüzden en sevdiğim tarafından anlaşılmadığım, dostlar edindiğimi sandığım fakat onları yitirmiş olduğumu göremediğim yerdir anakara. ah anakara, hep birilerini beklediğim bozkırsın; arkadan bakakalmayı bana sen öğretmedin mi? öyle bir kanıksadım ki bunu çözümü beklemek de arıyorum, çenemi kapamak en doğrusu biliyorum işte. peki neden yapamıyorum?
değişmek...
ben de değişeceğim, daha da korkacağım olacaklardan. içim neden bu denli acıyor? ben birisine mutsuzluk veriyormuşum. mutsuz ediyormuşum. durduk yere nasıl mutsuzluk verilir ki? hep anlaşılmamaktan işte. kimse beni olduğum gibi kabul etmedi ki, ben neden kabul etmek zorundayım? benim yapmam gerek, ben ödün vermeliyim kendimden. çünkü ben muhalefetim ben huysuzum ben pisliğim. halbuki ufacık hayallerim var, bir gün bir şiirle uyanmak gibi.
anakara, sen bir alışveriş merkezinin tam ortasından masada sandalyeyi fırlatıp seni bırakanın arkasından bakmayı da öğrettin bana. sonra onu kaybetmek korkusuyla ayağa kalkıp koştururken arkandan bir görevli o sandalyeyi düzeltti. arkama bakmak istemedim çok utandım çok.
en çok kendimi sorguladım, sorgulayacağım. hak ettiğim budur belkide?
en güvendiğine bile anlatmamalı insan içini.
şimdi kendimle sohbet halindeyim. küfürleşiyoruz falan ama ortak bir yer de buluştuk biz: beklentini en aza indir, hatta bekleme, hayal kur. ama kimseye anlatma. sus. elindekini mutluluk sebebi yap, bağrına bas. daha çok yaz. fazlasını isteme.
dördüncü yılımız kutlu olsun sevgili'm.
liman:
Çamardı/Niğde, Türkiye
bıçak
iyi kesen bıçak her derde iyi gelir: anlaşılmamaya bile.
velena:
yollar
liman:
Çamardı/Niğde, Türkiye
Temmuz 16, 2014
bal şeker olsun!
inandırıyorlar bizleri elimizdeki yaşamların bizler için en doğru olduğuna. çaresizce (aslında emin değilim, belki de kolay olan budur, bir çaresizlik kuytusunda saklanmak ) kabulleniyoruz bizde. yoksa kim ister yoksul olmayı, kim ister sevdiklerinde uzağında yaşamayı, kim ister öldürülmeyi.. kumdan kale yapamadan, ıslık çalamadan çocukluklarını yitirenler var. daha küçücükken evlendirilen kızlar var yeryüzünde. sıçtığımın dünyasında acılar var büyük acılar hem de. yakın da, uzak da, öte de, beri de ayrımlar var. insanca yanımızı alanlar var. üzülmek için aynı olmaya gerek var mı? sevmek için aynı olmaya gerek var mı? bir gökyüzünün altında mutlu olamaz mıydık? bir türküyü kendimizce mırıldanamaz mıydık? beraber çay içemez miydik?
hayallerimizi istediler, mal gibi verdik. ben diyeyim de hayalsiz bok gibi olacak dünya. bokun içinde boğula boğula öleceğiz. hepimize de afiyet olsun.
liman:
Ankara, Türkiye
Temmuz 13, 2014
sessiz
kabuğuma çekilme vaktidir. usul usul insanları izlemenin tam zamanı. anlatmak çok yersiz ki benim hiç adetim değildi, insanlar bana anlatırdı ben de dinlerdim. zaten beni bu yüzden severlerdi. kimseyi yargılamadan hayallerini örselemeden dinlerdim. ben olsam bende çok severdim bu sek kahveyi.. şimdi nedense bende konuşur oldum çünkü inandırıldım anlatınca da sevile bileceğime. halbuki biliyordum sevmezlerdi, peki neden inandım ki? ah güvenme duygusu, kırdın la hayalimi.
sessiz..
sessiz..
velena:
umut
liman:
Ankara, Türkiye
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
