şiirlerle, şarkılarla tüm gücümüzle hazırız sevgili Umay. ada sahillerinde bekliyoruz seni ;)
Eylül 29, 2018
umay'a
velena:
bisiklet,
cemal süreya,
çandarlı,
çocuk,
deniz,
edip cansever,
ege,
sabahatti ali,
sevgili,
turgut uyar,
umay,
umut
liman:
Çandarli, İzmir, Türkiye
Haziran 26, 2018
küçük bir sek kahve
karavan almak şart oldu artık:)
hayat garip oyunlar oynuyor bize, karavan baktığımız gün evimize küçük boy bir sek kahvenin katılacağını öğrenmemiz bunun bir kanıtı idi. evet artık bir değil, iki değil tam üç kişi olacağız. düşünmesi bile çok heyecanlı acaba gerçeği nasıl olacak?
hayat garip oyunlar oynuyor bize, karavan baktığımız gün evimize küçük boy bir sek kahvenin katılacağını öğrenmemiz bunun bir kanıtı idi. evet artık bir değil, iki değil tam üç kişi olacağız. düşünmesi bile çok heyecanlı acaba gerçeği nasıl olacak?
liman:
Çandarli,Türkiye
Mayıs 31, 2018
olabilir
belki de ihtiyacımız olan tek şey bir karavandı sevgili :)
liman:
Çandarli, Türkiye
mutsuzum.
ve mutsuzluğa da varız evet..
liman:
Çandarli,Türkiye
Mayıs 28, 2018
bilmiyorum
çocuklar içlerine zarar verme isteğini almışlarsa, yetişkinlerin art niyetli olmasını neden garipseyelim ki? kafamdaki düşünceler ruhumu kemiriyor. hep iyi bir dinleyici oldum fakat hiç dinlenmedim. şu an farkındayım kompozisyon kurallarından koparcasına yazıyorum. paragrafı bozan cümleyi sorsalar "hepsi" denilebilir. öylesine alakasız içim, dışım. kitap okumayı azalttım, zincirleri bağlayan sayfalardı, evet.. bir yerinden başlamalıyım. ne vakit? nerede? bilmiyorum.
liman:
Çandarli, Türkiye
Mayıs 24, 2018
ses veriyorum
yazıyorum.
durmamacasına yazıyorum.
durmamacasına yazıyorum.
liman:
Çandarli,Türkiye
Mayıs 21, 2018
"...
yüreğim dağ başında unutulmuş vakur bir bayrak yırtılırcasına
bir kutup yıldızı bir ben bir dinmeyen ağrılarım
çiftleşen kuşların böceklerin insanların yalnızlığı
ve müthiş ağlamak istiyorum"
H.H. Korkmazgil
ağlıyorum da.
velena:
çay,
gece,
hasan hüseyin,
şiir,
türkü
tahribat
31 yaşıma girmeye saatler kala...
mutlu etmek adına önce mutsuz etmek nedir? bir tür işkence yöntemi belki de... halbuki beni ehlileştirmenin yolunun bu olmadığını anlatmıştım defalarca. o güzelim duygular bir kenara gidiyor sadece öfke hissediyorum. sonrasında sinirlenince titreyen elim-ayağım beynime hükmediyor, evet, bunu atlatabiliyorum. onlardan oluyorum bir süre ve bitiyor.
tahribatı çok kuvvetli olacaktır, biliyorum. tanıyorum kendimi...
mutlu etmek adına önce mutsuz etmek nedir? bir tür işkence yöntemi belki de... halbuki beni ehlileştirmenin yolunun bu olmadığını anlatmıştım defalarca. o güzelim duygular bir kenara gidiyor sadece öfke hissediyorum. sonrasında sinirlenince titreyen elim-ayağım beynime hükmediyor, evet, bunu atlatabiliyorum. onlardan oluyorum bir süre ve bitiyor.
"benden bir uyumsuz yaratmayı
nasıl başardınız
benden sizden biri yaratmayı
nasıl başardınız"
peki ya yüreğime hükmederse öfkem?tahribatı çok kuvvetli olacaktır, biliyorum. tanıyorum kendimi...
"benden bir ruhsuz yaratmayı
nasıl başardınız
benden bir hissiz yaratmayı
nasıl başardınız"
velena:
ege,
kahve,
sessiz,
yavuz çetin
liman:
Çandarli, Türkiye
Mayıs 19, 2018
özür
kendime ayıramadığım zamanlar, özür dilerim.
velena:
çalışmak
liman:
Çandarli, Türkiye
Mayıs 17, 2018
yer-gök
ne çok değişiyorum bu ara belki de kötü biri olmak yolunda ilerliyorum.
belki umut etmekten yoruldum.
diyorum ki bazen "ya ben ne yapıyorum sahi?" gerçi bunu bazen demiyorum çoğu kez diyorum. ya da hep diyorum. ah..
ben ne yapıyorum?
kendim olmaktan vazgeçtim sanırım. topluma uyum sağlamak adına başka biri olurken kendimden uzaklaşıyorum. kendimi tanıyamıyorum. yoruldum. sokaklar içime basıyor. halbuki "sokağın tavanı kadar" severdim iyot kokusunu.
nefesim, sesim, ruhum nerede?
ve bütün duygularım size sesleniyorum. beni çok yordunuz. yerle-gök arasında usul usul gezinmek varken ya yerin dibinde ya da göğün üstündeyim. bir an kendimi yara bere içinde buluyorum, üstüm başım kanıyor, canım acıyor be. ya da çok yukarıdayım, o sevdiğim bulutların üzerine donuyorum, çok üşüyorum, nefessiz kalıyorum.
kendime hayal kırıklıkları yaşatıyorum.
kurmadığım, kuramadığım
hayallerin çöküntüleri.
yarın olacak bulutların üstünden yere çakılacağım,
ağzım, burnum hep kanayacak. çok kanayacak.
herkesin herkesi yolda bırakabilme ihtimali beni mahvediyor. evet, bunun adı keder.
umudun içinde keder bulmak zorunda olmamalıydım.
içim konuşuyor, içim sohbet ediyor:
kimle?
benle mi?
"içimden -yine- şehirler geçiyor"özlemini duyduğum bir yerlerdeyim.
-hayır, havanın kasvetli olması değil bunların sebebi.
ne eksik ki?
ben şükürsüz biri olmadım hiç.
ben neyim?
ben neredeyim?
sessizleşiyorum.
çok korkuyorum. kederimin büyümesinden ödüm kopuyor.
canım acıyor..
canım acıyor..
mutluluklarım da kederlerim kadar büyük oluyor.
çocuklar sınav oluyor, yalnızım. öğretmenler odasında yalnızım. 4.40'da eve gideceğim, sokaklar boyu yalnızım. evde de yalnızlığı hissedince, ölüyorum. tut ellerimi, tut beni.. ne olur..Allah'ım yardım et.
çocuklar sınav oluyor, yalnızım. öğretmenler odasında yalnızım. 4.40'da eve gideceğim, sokaklar boyu yalnızım. evde de yalnızlığı hissedince, ölüyorum. tut ellerimi, tut beni.. ne olur..Allah'ım yardım et.
keşfedecek bir şey mi yok?
umut, hayal?
benim hayallerim uzaklardı, kötü mü bu?
geceleri seviyorum çünkü uyuyamayanlar hep yalnız.
sabah olacak...
diyorum ki çalış, sevmeye çalış.
olmuyor.
en ufak bir sorunda canım sıkılıyor. kendimi iyi edemiyorum, kendimi sevemiyorum. kendimle bile yalnızım. sanırım güzel ölebilirim ben. gözlerimi kapatıyorum, duvarlar geliyor üzerime, yumruklarken düşünüyorum kendimi duvarları. gücüm yetmiyor. yetemiyorum. yetersizim belki de? bunu anlatamam insanlara ayıpsarlar beni? ah toplum, ah kurallar, ah başkaları...dertleşemiyorum.
zaman çok hızlı, ben aynı yerdeyim. elde ettiklerime bin şükür ama hayallerimin uçuşunu izliyorum. uçurtmayı vuruyorlar lan. baksanıza tellere takıldı işte..
konuşabilmek istiyorum, sesimi duyurabilmek... kötü biri olmadığımı anlasınlar istiyorum. beni dinlesinler istiyorum be!
sanki ben konuşunca herkes kaçacak gibi.
sus diyorum sus.
ispanyol meyhanesindeki abla söyleme o çığlık çığlığa şarkıyı, bu keder bana çok fazla..
liman:
Çandarli, Türkiye
Nisan 14, 2018
akustik
aslında ne, nasıl olacak bilmiyoruz. telaşlı, aceleci ve tuhaf duygularla bisikletlerimize biniyoruz. hızlı hızlı pedallıyoruz biraz yorulunca yenilmekten konuşuyoruz, konuşuyoruz da bir yandan biliyoruz: yenilmeyiz biz. beraber en güzeliz. sarılmak isteği o kadar yoğun ki. içimden akustik bir ses: dursak artık, çay içsek belki simit de yeriz.
ege denizi sen nasıl bir anakarasın?
Nisan 05, 2018
dosta, düşmana, aşka
yalnızız.
zaman zaman çoğalıyoruz lakin bir bakıyorum yoklar.
zaman zaman çoğalıyoruz lakin bir bakıyorum yoklar.
velena:
cigara
liman:
Çandarli, Dikili
Aralık 06, 2017
öyle
anakara' da olsaydık imge kitabevi'ne giderdik. kitap almayacak olsak bile uğramadan geçmezdik. sonra az ileride kestane alırdık. burnum çok üşürken kumrular sokağa doğru yürürdük..
söyleyeceklerim bu kadar...
söyleyeceklerim bu kadar...
liman:
Çandarli
Kasım 19, 2017
bitti
yüksek lisans tezim bitti 💪
uzun yıllar, her vazgeçişimde beni cesaretlendiren sevgili, oturup her şeyi baştan sona benle yapan biricik eşim, sensiz asla olduramazdım. hayatımızdan çaldığım bu vakit için özür dilerim. yoruldum, yordum, üzdüm, huysuzlandım, uyutmadım, uyuyamadım.
ama bitti.
başardık...
rüzgarlı deniz kıyım, uzanır o güzel boynundan öperim.
Haziran 09, 2017
"...
geçen yıl da haziranın sıcak günlerinde
çocuktum, böyle aşıktım..."
e. cansever
velena:
edip cansever,
şiir
liman:
Çandarli
Haziran 05, 2017
hazırlık
bana tekrar yazdıran umutların gözlerinden öperim.
liman:
Çandarli
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
