Temmuz 07, 2014

kork!

yazmayandan, okumayandan sadece konuşandan kork. içini dökme ona, uzak dur. dünyanın renklerini anlatma ona, anlamaz ki, alay eder. alay ettirmemeli bir insan kendiyle. kaçmalı ama alay ettirmemeli.
gitmeli..

Temmuz 03, 2014

bugüne

                                             "...
ey eşim ey sevişim ey bende yaşayan
ey bütün kitaplar ki bizi yazar kalır
..."
T.Uyar

bir kere üzgün bakıyorsun ya sadece bir kere işte o vakit içim alabora. sen üzülme, daralma bak ben varım, yanındayım, hep sarılırım. bakma benim hayıflanmalarıma, küçükken beri böyleymişim. hem görmüyor musun benim bütün hayallerim senle, senli. 

Haziran 10, 2014

boncuktan kuş

doğum günün kutlu olsun mutlu ol senelerce..
sevdiğim adam, hayalim benim, hep benle ol olur mu? her doğum günümüz, her günümüz, ömrümüz yan yana geçsin olur mu? iyi ki doğdun en güzel yanım, ruhum, sevincim...
umudumsun sen..


Mayıs 10, 2014

denizden de mavi

fotoğraf: benim değil, keşke benim olsaydı.

anlamıyorum insanları, hele ki denizi görünce heyecanlanmayanları. anakara'da deniz özlemi çekip, sokaklar boyu yürürken herhangi bir yokuşun en tepesinin ardında deniz varmışçasına hızlı adımlarla beşevlerden seymenler parkına varan ben, anlamıyorum işte olanı biteni. eylülden beri denizi olan memlekette yaşayan ben her sokakta başka bir kıyı görebiliyorum, bambaşka bir ülke gibi. bitmiyor heyecanım benim. sanırım ölümüm maviden olacak. hayalleri küçük olanları da anlamıyorum. ege'ye bakınca insan atlas okyanusunu düşlemiyorsa eğer; içmesin o cigarayı rakıya katık edip zira yazıktır, günahtır, heba edilendir o cigara. 
inanın sırt çantasının kerametine, kayığın büyüsüne, çocukların güzelliğine. ve çocuklarını öldüren bu ülkeye bir çare düşünün. ama n'olur hızlı hızlı bulun çareleri. 
şiirler okuyun; adamları, kadınları anlatan. aşkı bulup bulup yitirmiş şairleri anlayın. en çok da ülkesini seven insanlara yakılmış türküleri mırıldanın.
...
bir şey yapın, 
iyi değil bu aralar buralar.

Mayıs 01, 2014

sarılası anakara, sarmalanası dostlar

anakara'yı çok özledim.
beşevler'den tunalı'ya çıkmak için sabırsızlanıyorum, aylak yaşam'da oturup birer kadeh şarap içelim istiyorum dostlarımla. fil biti ile cigara tellendirmek sonra. yani anlayacağınız özlemler sessiz derinden.
ama en önce anneme, babama, kardeşime sarılmak sarılmak...

Nisan 26, 2014

çıldırmıcam*

kahvesi sek, yazması bol günler..
ingilizce ile cebelleşmece, çıldırmaca ve yine tez önerisi yazmaya çalışmaca...  

Nisan 06, 2014

biz

bir evimiz var bizim; mutfağımız, lambalarımız, kitaplığımız, balkonumuz...
bahar gelmiş, önümüz yaz. tüm ege bizim, şiirler sonra şarkılar hep bizim. güzel dostlar onlarla içilecek rakılar bizim. kurulacak hayaller bizim. 
öte yandan anakara özlemi de bizim.

Mart 10, 2014

hayatlar değişir...

gidilecek yollar değişir...

sevgiliyle yaşadığın günler değişir...

yolları beklerken, bir sıcak çay bardağının yanında bulursun bazen kendini bazen de bi kadeh şarap yanında...

şarkılar dinlerken
sıcacık ellerde bulursun kalbini...

gözleri özlerken, özlediklerin kalbinde erir gider...

şiirler okursun soğuk bi mart akşamında

sonra yazarsın bi köşeye

''...ben kederlerin vardığı yeri severim
bir çiçeğin vardığı yeri sevdiğim gibi

unutmam
gözlerine işlemişim bütün yaşadıklarımı
neye baksam hatırlarım artık
değişmez olanı bile, kan portakalını
görünce hatırlarım
bir silahın bir gövdeye usulca patlamasını
sigara dumanı kaçsa gözlerime hatırlarım

unutmam
çürümeyi taşıdığını domatesin
un ufak olmayı bir taş parçasının
ölse de geleceğini taşıyan insanı
unutmam, unutamam
her iki gün arasında
bir titreyiş olsa da yüreklerimiz..''


özlemler umutlara umutlar baharlara karışır...


K.

huzursuzluk

huzuru biz kurmuştuk, huzursuzlukları hep onlar. acısı bize dokunurken onlar hep güzel güzel uyuyorlar. ne memleketin ne de en sevdiklerimizin adaleti var. 
bize birbirimize güzel rüyalar dilemek düşer.

Ocak 18, 2014

yağmurummumum

buraya sevinçli şeyler yazasım var. ama toparlayamıyorum. sevinçli işte, bilin. şarkı da bulamadım. ama bulabilseydim bir şarkı o da sevinçli olurdu, bunu da bilin e mi?

Ocak 15, 2014

köfte ekmek

şu kötü insanlar var ya hani dünyanın çeşitli yerlerine serpiştirilmiş, hah!  işte onlar. onlar köfte ekmeği biz kadar sevemezler. öte yandan bir demlik çayı da heba ederler. 
kaçın!

Ocak 08, 2014

koridor

"bir mavi otobüs gelirdi, seni alır giderdi, o mavi otobüs var ya seni alır giderdi."

sayabilecek kadar az kalmışken özlemeklerin tavan yaptığı vakitlerdeyim.  ruhumun, kalbimin en yorgun olduğu günler. geçmişi sorguladığım sonrasında kinlerimin ayyuka çıktığı zamanlar. evet, benim kinlerim var yani varmış. yediremediğim onca şey... lan hani öğütebilirdim ben kötü şeyleri. yalanmış arkadaş.
hem zaten memlekette bir karışık. yani nereden baksan ahmakça! 

düşünceleri cigara dumanıyla savuramamak. o zaman ne demeye içiyoruz bunu? şarap kadehinde kayık da yüzdüremiyorum. demek ki sarhoş da olamadım. yani nereden baksan tutarsızlık!
sonra bir ahmet kaya çalıyor, bir poyraz esiyor.

buradaki evimin koridoru yok. küçücük. yazlıkçılar için tasarlanmış diyorlar bu taraflardaki konutlar. anakara'ya da japonlar gidiyor, gerçi onlar ulustaki otellerde kalıyorlarmış. iyi cesaret ha. sonra ben gidiyorum anakara'ya. ama koridoru var her evin. en azından iki adımda bitmiyor. bir koridora ağıt mı yani içimden çıkmayanlar ya da japonların matematik başarısını kıskanmam mı?
sanmıyorum.

okuldan geliyorum. kimse yok evde. daralıyorum. hoş anakara' da evde birileri oluyordu hep, ben yine daralıyordum. zannımca problem bende. üstelik bu ara öz eleştirinin dibine vurdum gitti. buna rağmen dedi ki annem bir de kardeşim "hep sen haklısın, hiç dinlemezsin kimseyi sen." halbuki ben güzel dinlerim herkesi. hep bana anlattılar, beni hiç dinlemediler ki be! zaten hep onlar iki kişi ben tekim. hatta bazen babam da onlardan ben yine tekim. acaba diyorum evlatlık mıyım?
ah, biliyorum hep sarılamamaktan. yani depremler oluyor beynimde!

bir de ağlamak var bir yerlerde. ağlamamalı en sevdiğim, ağlamamalı. birbirimize dokunmadan ağlamamalı. ağlayıp da uyumak, uyuyor gibi olmak.. bak ailemsin benim, ailenim senin. insan rakıdan sarhoş olmalı, ağlamaktan değil. ağlama be en sevdiğim. 
yani bir gülsen ağlayacağım, bir gülsen, kendimi bulacağım!


Ocak 07, 2014

sardalye

okul çıkışı koşaraktan 1 kilo balık almak, o balıklar pişerken marketten nevaleyi edinmek. her balık öncesi nevaleye tatlı bir şeyler sokuşturmak, yollardan yürürken yorgunluktan bir sağa bir sola sendelemek, sokak köpeklerinden ürkmek, çocukları sevmek...
evet, çok uzakta en azından anakara'dan 9 saat uzakta güzel insanlar varmış. oturup bir sofrada şarkılardan, insanları anlayamamaktan, geçmişten, anakara'yı özlemekten, düşlerden konuştuğum insanlar. ege'nin kuzeyinde tanışmam gereken, benim akdeniz iklimindeki şaşkınlığımı paylaşan insanlar. 
bir demlik çayı paylaşmak öyle kolay olmaz herkesle.
var olun.

Ocak 05, 2014

biraz rakı

yaa sek kahvem kaldın mı yine yalnız? 
şimdi ben yazsam yazsam; defterlerimi bitirsem, sayfaları doldursam geçer mi ki şu kocaman boşluk? bugün gökçün'ü çok özledim. bugün çocukluğumu çok özledim. sanırım evin anahtarını unutursam ne halt ederimi uzun uzun düşündüğüm ilk gün büyümüştüm. ailemle her kavga ettiğimde, kardeşimle anlaşamadığımda usul usul büyüyordum. sonra geride kalan olmaya başladım. önceleri bir otobüsün ardından bakardım, şimdi ise bir otomobilin. ağlamayayım diye alelacele sarıldığım her dakika büyüyordum. halbuki ben çapraz olmak suretiyle uzun uzun sarılmayı severdim. ve ben ağlamak istersem ağlardım.

hakikaten az kaldı değil mi? hem de hiç olmadığı kadar az?

Ocak 01, 2014

umutla.

bambaşka bir şehirde giriyorum yeni yıla. halbuki hep anakara'da olur sanırdım bir sonraki yıllar. bir yerden değişirmiş kader. artık sarılayım sana en sevdiğim. 

mutlu yıllar olsun.
umutla.