Temmuz 16, 2013

bu sene

bu sene ne çok özledim. ne az hayal kurdum. ne çok düşman oldum. ne çok çabaladım. bu sene maalesef biraz daha büyüdüm. o kadar net hissettim ki bunu. şimdi en azından bir süre kitap okuyacağım ve yazacağım. defterime yazacağım, buraya yazacağım. çok sevdiğim anakara'dan çok bunaldım. buna sebep olanlara bir takım terbiyesizlikler düşüneceğim. kin doluyum ama henüz kötü bir insan değilim. ah arınmak istiyorum. var mıdır bana yardımcı olacak şiir, şarkı ya da şarkılı şiir? 

Temmuz 12, 2013

iç çekmek

istemediğim bir hayatı yaşamaktan korktuğum için bana kızıyorlar. bana sarılmamakla tehdit ettikleri bile oluyor beni. nankör bir insanmışım. belki de doğrudur? hangimiz tanıdık ki kendimizi? ağlayan insana kızabilir misiniz siz? ben yapmazdım. ve ben çok ağlıyorum bugünlerde bana yine kızıyorlar. bence yeteri kadar kitap okumuyorlar. başka hayatlardan haberleri yok. ama sorsanız onlara en büyük silahları kadercilik. senin de kaderin böyleymiş ah be kuzum diyiverirler. inancı kullanmak ne kadar da tehlikeli değil mi? ve bunu huy edinmişler. 
yalnızım. 

Temmuz 11, 2013

ölümsüzlüğe

fotoğraf: alıntı 
kim bilir ne çok söylenmemiş türkünüz kaldı buralarda. kıydılar size, acımadılar hiç. halbuki güzel bir ülke düşlemiştiniz hepsi bu. 
kardeşlerimsiniz.
ışıklar içinde yatın.

Temmuz 10, 2013

ertelenmiş kişilik

ne kadar çok şeyi erteledim, erteliyorum. her defasında pişman oluyorum delicesine. ama yenemiyorum dünyayı, kurtulamıyorum korkularımdan. evet korkuyorum, en çok da hayalsiz kalışlarım tetikliyor korkularımı. dilerim son bir dönemeç kalmıştır ertelediğim kişiliğime dönmeye. kitaplarım duruyor okunmak için bir köşede, şiirler var altları çizilmek için. öte yandan tüm şarkılarım yarım kaldı; mırıldanmıyorum bile. sırt çantaları tamam da daha yollara bile düşemedik. küçük bir defterim var, onunla aram iyi, yazıyorum sıkça lakin hep kötü şeyler anlatmışm iyileri o kadar az ki. 
mutsuzum.

Haziran 09, 2013

nasıl yani?

hakikaten, benim hayallerimi neden benim dışımda herkes yaşıyor?

Haziran 02, 2013

direniş

"güzel ülkem" derken ruhumdan binlerce daha dökülüyor gurur, yüzümde bir sırıtma. içimde öyle tatlı rüzgarlar var ki oradan oraya koşuşturuyor. yüreği kocaman insanların sarılmasını gördük onca zulme rağmen. yıllar sonra da anlatıyor olacağız direnen güzel insanlarımızı herkese. ve sonra soracağız siz hiç meydanlara tekrar dönüp çöpleri toplayan terörist gördünüz mü diye?
bu yaşananlar umuda türküdür.
hepinize selam olsun!

"..şuramda bir çalıkuşu ötüyor
uy anam anam
 haziranda ölmek zor!"
H.S. Korkmazgil

Mayıs 27, 2013

yılmak

güzel günler çabuk biter. ve kalırım yine bir başıma. bu sene ne kadar zordu, halen de zor. yıldım. anlatamadım ki ben kendimi hiç bir zaman.anlamak istemediler. tamam dedim, kimse kimseyi anlamak zorunda değil. ama yüzsüzce her işime karıştılar. özgürlüğümüz hükümetlerden, yönetimlerden önce çevremizdekiler tarafından kısıtlandı. aslında dünyada hep ortak çalıştı otoriteler. 
herkes çocuk sahibi olmasın, lütfen. 
ne çok kırıldı hayallerim. 
yaşamak çok elzem bir şey mi onu sorguluyorum bu aralar. nefes almanın ötesine geçmiyorsa günler, uyuyup uyanmalar bile hep aynı güne çıkıyorsa neden bu kadar çırpınıyorum ki yaşamak için. şükretmiyor değilim sahip olduklarıma, isyankarlık da yok içinde. sadece gülüşlerim çabucak bitsin istememiştim. pek gülemez oldum işte ben.
bugün bana babam, kapasiten bu kadarmış dedi. kendi kapasitesine bakmadan. kendini ölçüp biçmeden. kendini anlayamadıklarına bakmadan ve bencilliğini görmeden konuştu yine. ama bir gün olacak benim içimi bu kadar acıtan herkesle anladığı dilden konuşabileceğim. 
aileler çocuklarını birbiri ile mukayese etmemeli ve onları her koşulda cepte gibi görmemeliler. biraz da olsa kendi parçalarını tanımaya çalışmamalılar. bunu yapmadıklarını vakit öyle kırgınlıklara yol açıyorlar ki... ve öyle büyük bir düşmana sahip oluyorlar ki..
kendimi hiç bir halta yaramamış gibi hissettim bir kez daha. 

Mayıs 19, 2013

korkarım

bencil olmaktan.
ve korkmasaydım, düşünmek uykusuzluklara sebep olmayacaktı.

Mayıs 14, 2013

şeyma'ya

belki 3 hafta oldu belki 4.
bilmiyorum. 
zamanı geriye sarıp da artık senin olmadığını düşünmek işime gelmiyor güzel gülüşlü arkadaşım. böylesi güzel daha nefes alınası en azından: olmamış saymak, gitmemişsin diye bilmek.

güzel gülen insanlar hiç ölmezler ki...
biz hiç bilmedik, hiç belli etmedin halbuki ne kadar çok canın yanmış. öss dershanesinde tanışmıştık, o zamandan bu zamana kaç yıl geçti bak. meğerse kanser nasılda uğraştırmış seni, hiç anlamadık... öyle neşeliydin ki. sen değil hayat sana boyun eğdi be canım arkadaşım.

ben inanmıyorum halen. sen hep kahkaha atarsın bize tam dört kişilik. hem o gün yazışmıştık senle demiştin ya düğünüm olunca halay çekecektik. ben halay çekmeyi beceremiyorum biliyorsun, dershanede teneffüs aralarında öğretmiştiniz bana. şimdi nasıl olacak?

şeyma'm,
dilerim şu kısacık yaşamında hayallerinin ucundan köşesinden tutabilmişsindir. bana o kadar çok şey kattın ki... insanlara güzel bakabilmektin sen, her şeye rağmen. boğazımda bir düğüm, ben seni çok özleyeceğim. 

Nisan 27, 2013

bize

"tahammül gerek, özlem iyice arsızlaştı."
                                                
T. Uyar

      özlemekten sesim kısılmış,  gözlerim buğulanmıştı; 
bir uçurtma dolusu deniz kokusu geldi sabah.
biraz dindi umutsuzluklar belki.
ama kavuşmak ne zaman?

Nisan 25, 2013

pencere de

her şey pencereme ay düştüğünde başlamıştı. belki yine olur ve biz yine birbirimizi tanımaya çalışırız.

Nisan 17, 2013

s.çmak

kaybetmeyeceğini düşünmek... ne aptalca. 
bir gün beklediklerini kaybedersin: iki satır yazı, bir şarkı gibi çok bir şey de değildir sözünü ettiklerim. zaman geçer kayıkların hepsini bir göle çürümeye bırakırsın. çünkü bilirsin ki okyanuslara gitmek mümkün değildir artık. dolayısıyla kayıkları görmek hüzün verir. sonra gömersin kafanı, kesersin muhabbeti insanlarla, bir başına olursun. zamanlar geçmeye devam eder: 
herkes olursun. 
zaten kalmaz üzüntü o vakit. hiç bir şey kalmaz: ne bir bardak çaya sevinirsin ne ara ara cigara içmek istersin. bir balkan ezgisinde rakı içmenin düşüncesi seni sarhoş ederken bunun ne kadar fuzuli olduğu kendine telkin eder durursun her gün oturmuş saçma sapan bir dizi izlerken televizyonda. ve buna inanırsın da. ee ne de olsa hayat: aşk olmadan; sırf üremek için sevişmek, yemek yemek, sıçmak ve de uyumak içindi. 
belki de her türlü onursuzluğu özümsemek için sessizlikti hayat?

Nisan 16, 2013

Nisan 11, 2013

karanfilli çay

çok dertleşesim var. o kadar çok ki anlatasım..
sırasız.
öylesine.
üstelik bir konu bile yok. bir başlığım hiç yok. sesim titriyor.
dinleseniz ya beni ama gözlerime bakmayın, lütfen. çok utanıyorum, sebebi de yok. çoğu kimse gibi bende gözlerini kaçıranlardanım. kabul edin kaçak bakışlarımı, ne kaybedersiniz ki?
karanfilli çay yaparım size. içeriz.

Nisan 10, 2013

kırık

başka bir kıtada uyanmak.. belki okyanusu içime çekmek:
artık kuramadığım hayallerden.
hayallerimi gerçekleştirenlere selam olsun. arkalarından bakakalan bana ise afiyet olsun.
ben hep anakara'dayım. çakıldım kaldım. beklerim.

içimin bulutları yağmur yağdırsın diye bir şarkınız var mı ödünç?

Nisan 07, 2013

sek

anakara'da bir başıma gibiyim. sokaklar üzerime basıyor.