Ağustos 06, 2012

küçük arı

okudum.

"eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran."

dendi en sonunda.
bitti.
...

Ağustos 02, 2012

cila

yeni keşiftir. üst üste behzat ç. içerikli yazılara cila niteliğindedir.
izleyin la!
:)


uyumayan bir sek kahvenin amacı, uykusunu düzene sokmak için direnmektir.
yaşasın şanlı direnişim!
:)

ispanyol meyhanesindeki abla'ya

bir şeyler söylemek istiyorum. evet. ne söyleyeceğime dair bir fikrim yok. doğrudur da ekrana boş boş baktığım. ama istediğim bir şeyi yapmak adına ekrana boş boş bakmam iyi bir adım değil midir sizce? bence çok yol kat ediyorum ben. piyuuu diye uçuyorum, yüzüyorum, duruyorum, düşüyorum. mesela az evvelde " piyuuu" demek istedim ve bunun için bir cümle kurdum. istedim ve yaptım. iyi bir adım daha mı attım ne? bir anakara gün doğumunda kendimi aşıyorum güzel insanlar. duyurulur.

kimse dünya'nın iyi bir yer olmasını istemiyor. yirmi beş yaşlarımda bunu anlamış bulunmaktayım. kimisine göre geç, kimisine göre de bunun için tam vakti bir yaş olabilir. bilemem. ben matematikçiyim arkadaş, bir ihtimal daha var onu bilirim. halbuki bundan 5-6 yıl evvel hayaller olduğu gibi bundan 2-5 gün evvel de hayaller vardı. ben şunu da anladım: bir hayal yıkıldığı vakit dünya bunu için bizi teselliye uğraşmaz. biz gideriz dünya'yı tebrik ederiz, yenilgiyi de kabul eder, paşa paşa uyuruz. belki de diyorum ispanyol meyhanesindeki kadının çığlık çığlığa şarkı söylemesi bundandır. 

ben defterime yazmaya başladım tekrar. rastgele dedim yine.
çok özledim çünkü.
özlemek çok garip, tarifi yok. bazen sıkı sıkıya sarıldığın bir eylül, bazen bitmesini istediğin bir ağustos.

öpüyorum ayrı ayrı.

Ağustos 01, 2012

behzat ç. dizi ve film müzikleri

lisedeydik. gençtik. birer anakaralı olarak tee o vakitlerden bilirdik pilli bebek diye bir grubun olduğunu. onların "siyah beyazı"yla büyüdük. sonra "berrak" ı söyledik bağır çağır içimizden. yeşil ipodumun içine "uyandırmadan" albümlerini eklemiştim, ilk iş. tüm şarkılarını ezbere bilirken, 2007 yılında ben artık üniversiteliyim, diğer albümleri "olsun" geldi.  halen yeşil ipodum vardı ve ikinci albümde hemen oracıkta aldı yerini. yine tüm şarkılar ezberlendi. zaten bir adam "hayaller içinde gün görmeye bak" derken ve yine aynı adam, cem kısmet, "ve bir eylül akşamında yaprak çıtırtılarıya yürüyorsun" diye seslenirken benim tek tük cigara içmem olağan dışı olmamalı idi.
(demezsem olmaz, pilli bebek, anakara'dır.)


şimdilerde yeni bir albüm çıkarmışlar. sanırım bir kaç hafta oldu. behzat amirim oradan oraya koştururken arkadan usulca çalan şarkılardan oluşuyor albüm. geçen sene gösterimde olan " behzat ç. seni kalbime gömdüm" filminin müzikleri de dahil.
dinleyin la !
:)

yazmak

sen hep yaz.
iyi geliyor. eylül gibi. 

ceviz ağacı


"...

yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var. 
yüz bin elle dokunurum sana, istanbul'a. 
yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım. 
yüz bin gözle seyrederim seni, istanbul'u. 
yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım. 
..."

                                     Nazım Hikmet

önce okudum. sonra dinledim.
"yapraklarım ipek mendil gibi, tiril tiril
koparıver, gözlerinin,  gülüm, yaşını sil"

Temmuz 29, 2012

iş

bir işim olaydı. sadece kitap okuduğum. ve okuduğum kitapları konuştuğum.

Temmuz 27, 2012

küs

almadın beni denizi olan memleket. ya da bırakmıyor beni anakara. 
bilmiyorum. kızgınım.
dünya, 
bugün bana adaletini bir kez daha sorgulattın ya, senin de alacağın olsun.

bir şeyi çok istememek gerekir diyorlar, haklılarmış, gün geçtikçe çoğunluğa uyum sağlıyorum. çocuk yanlarını kaybetmiş çoğunluğa hem de. bir gün kendimden özür dilemek zorunda kalacağım diye korkuyorum, hayal kurmaktan vazgeçtiğim için. sanırım kendime de küsmüş olacağım o vakit. hiç barışmamacasına.

kırgınım, sinirliyim.  
nokta
.
.

Temmuz 23, 2012

denizi olan memleket

tam da şu dakikalarda çanakkale'de, iskele de bir pastane de oturmuşum. oh, deniz nasıl da güzel. biz bozkır müptelası insanların hepsine mi iyi gelir deniz bilmem ama bana çok iyi geliyor. feribotlar geçiyor, ben de bir bayram havası. rüzgar esiyor, ben de bir şarkı söyleme isteği. öte yandan çanakkale'nin öğretmenevi de pek güzel. bahçesi falan pek şirin. öğretmenevinin olduğu caddeden aşağı salınca kendinizi denize çıkıyor sokaklar. henüz gezemedim. geniş geniş gezme fırsatım da olmayacak sanırım bugün. ama belki bir daha gelirim, yakın vakitte, belli mi olur? 
denizi olan memleketten selam olsun bugün :)

Temmuz 21, 2012

ikinci 21.07'e

ah ne güzel bir yıldı sevgili'm. sarılarak, gülerek, birbirimizi izleyerek, dövüşerek, barışarak, ağlayarak, umut ederek, düşleyerek... ikinci yılımız bitti, bak. evet, yine yan yana kutlayamadık, olsun. biz cümlelerin gücüne, ışığına hep inanırız ki senle. girerken üçüncü yılımıza bir ömür sarılarak uyumayı dileyelim. ve sarılarak uyanmayı.

"gece bitkilerinden korkuyorum,
hayır, geceleri bitkilerden!
gizlenirken vurulmuş ulaklara ağıttır
bana açtığın her telefon.

iki kalp arasında en kısa yol:
birbirine uzanmış ve zaman zaman
ancak parmak uçlarıyla değebilen
iki kol.

an ki fıskiyesi sonsuzluğun
keşke yalnız bunun için sevseydim seni."
                                  C.S.


geçen sene demiştik ya: "ayrı geçen bu yıllar beraber bir ömrün habercisi" diye. tam da öyle işte:
az kaldı. çok az.


Temmuz 18, 2012

huu tez!

huu.
-parti var dediler. geldik. gidiyoruz.-
fotoğraf: kahvenin seki makbuldür.

başladık bakalım yapılan çalışma planına uymayaraktan (gecikmeli oldu, sıcaklardandır) tezim için kafa patlatmaya. eylül gelirken ben yollar kat edeyim: bana kolaylıklar dileyin a dostlar, rast gitsin olabildiğince çok şey hatta her şey.


Temmuz 16, 2012

ayspnr'a ve orta kararım'a

bilmiyorum daha evvelce bahsettim mi lakin bir hayalim var benim. yani bir çok hayalim var tabi de, bu da onlardan bir tanesi işte. uzun solukta olacağını düşündüğüm, yürekten dilediğim bir hayal kendileri. sanırım usuldan gerçekleşiyor başka bir suretle ve bir o kadar da samimi.

bilmediğim coğrafyalarda, alışkın olmadığım iklimlerde, muhabbete yoldaşlık edecek ezgilerle tanımadığım arkadaşlarımla dost olabilmekti sözünü ettiğim hayalim. kimi arkadaşım sessiz bir yıldız hediye edecekti bana kimisi bir gülümseme kimisi de bir hikaye, belki sevdiği adamı anlatacaktı uzun uzun bana. belki de bir cigara yakacaktı onu o kumsalda bırakan kadın için bir adam. olur ya bir anneye rast gelecektim herhangi bir ülkenin herhangi bir başkentinde, belki de bir balıkçıya. hepsiyle oturup konuşacaktım. konuşacaktık. hem bir cigara da ben yakarım. kimisiyle kahve içerdik en sekinden kimisiyle de şarap en gül renginden. 
sadece iki sırt çantası yeterli... tüm bunlar için..
biliyorsunuz ya.

gidemedik henüz bambaşka ülkelere ne peru'ya, ne de irlanda'ya. 
olsun. hem olacak da bir gün zaten. yeter ki "yüzünü dökmesin küçük kız"..

dedim ya hani, bir başka suretle ve samimi diye..oluyor bir hayalim usuldan diye.. dedim ya az evvel.
bana güzel hissettiren iki dost'a itaaf olur bu yazı:
orta kararım'a ve aysnpnr'a,
dilerseniz teşekkür deyin dilerseniz bir cigara, bir şarap, bir kahve, bir ezgi, bir türkü, bir yıldız...

salı günüydü.bir düşüneyim. evet bir haftadan bir gün azca oldu.
oturduk.
bir cigarasını heba edeyim diyordum orta kararım'ın lakin başım o kadar çok ağrıyordu ki, çaktırmadım baş ağrımı[öyle umuyorum yani :)] öylesine güzel anlatıyordu ki, özlediği anakara'yı, çınar ağaçlarını, bakanlıktan kuğuluya çıkan yolu, ömrün'ü, dünü, başa çıktığı kızgınlıklarını.. ben uykusuzluktan, ödev yapmaktan arta kalan baş ağrımla bölemezdim seni, cigarandan almamamın sebebi bu idi bilesin orta kararım :)
çok güzeldi, oturup senden, benden, anakara'dan konuşmak. dinlemek. tanıdığım seni zamanlar sonra tekrar görmek. biliyorsun artık, çok sevdiğin anakara'da yalnız bırakmaz seni bu sek kahve. demişsin ya hani " derin sevgiler" diye, bir sezen aksu şarkısı olur uğrar baş ucuna benden de sevgiler.


biraz önceki salı gününden bir gün önce. bir hafta oldu. 
yeditepeli şehirden, bir hediye aldım: 

fotoğraf: aysnpnr

yüzümde birden çok gülümseme. görmesini isterdim, ama hissetti biliyorum. 
sağol.
belki senin şehrinde belki de benim anakaram'da öyle bir muhabbet edeceğiz ki senle; bir yerlerden bakarak olursa eğer dev gibi şair cemal süreya, bir selam çakacak bize ve masadaki "sevda sözleri"ne.
boğaz'a, martılara iyi bak. sık sık deniz kokusu yolla olur mu anakara'ya, arkadaşına? ben de saklı mis gibi bir çayın var hep bilesin güzel aysnpnr.

haberiniz var mıydı, bir hayalimdeki en  güzel destekçiler olduğunuzun?

Temmuz 15, 2012

gitme! k

bir gün ikimizin bir valizi olacak sırt çantalarımız dışında. ve o gün ben aşti'den gözlerim dolu dolu o'nu uğurlamıyor olacağım.
artık kavuşmak vakti gelmedi mi, bu ayrılıklar niye?
ah,
"...
 al bu dertten yüreğimi,
 yağmurlara ser."
http://fizy.com/#s/1279bi 

Temmuz 11, 2012

unutma!



"Ne yaparsanız yapın, ama Srebrenica 'yı unutmayın.Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır."
Aliya İzzetbegoviç

Temmuz 06, 2012

6

"mesafeler diyorum, olmamalılar."
                                        Ö.A.