Haziran 26, 2012

-

"her gece sabret diye saçlarımda dolasan Tanrı'nın elleridir."

.

Haziran 24, 2012

farklı

çoğunluk gibi düşünmelisin. farklılaşmak, sana karşı sinirlenmelerine yol açar. anlatmaya çalışırsın neden ötürü çoğunluğun sana tezat düştüğünü, çabalarsın, bir çok açıdan derdini anlatmaya çalışırsın. cık. olmaz. çünkü bir çok insan öyle düşünüyorsa bir bildikleri vardır, onların hatalı olma durumu söz konusu olamaz. yavaş yavaş seni de sinirlendirirler, çünkü seni değiştirmeye çabalarlar. çoğunluğa bir nefer kazandırmak isterler. sen kabul etmezsin, ama onlar isterler. çokturlar ya doğruyu onlar bilirler. aşamalı olarak sinirlilik halin artar, artar... içinde inandığın güzel fikirlerini törpülerler. büyür, gideriz.

Haziran 20, 2012

on saat

"yolculuk yapılacaksa gündüz yapılmalı, değişen bitki örtüsünün farkına varılmalı" diyen öğretmenimle aynı fikirde olmama rağmen 10 saatlik gece yolculuğuyla geldim gaziantep'e. hep sevmişimdir bu şehri ben, yine öyle oldu. yarın yine 10 saatlik bir gece yolculuğu ile döneceğim anakara'ya. uzun uzun anlatırım gali buraları , varınca başkente. 
sağlıcakla.

Haziran 14, 2012

Haziran 11, 2012

rüzgarlı deniz kıyı'ma

iyi ki doğdun sevgili'm. 

beraber balık tutacağımız, uçurtma uçurup peşinde koştururken gülüşeceğimiz, en şahane çayı demleme konusunda yarışacağımız, sarılıp uyuyacağımız.. günlerin gelmesine az kaldığının habercisi olsun bu doğum günün.

yağmurlara, umutlara, beraber bir ömre...

seni seviyorum.

Haziran 09, 2012

denklem


"düşünürken kendimden başkasına inanmam.
  inanırsam ben senden başkasına inanmam.
  inanınca düşünür, yönelir sana doğru;
  seninle ikimizden başkasına inanmam."
                                                Ö.A.

                                                

Haziran 08, 2012

öyle ya

küçük bir evimiz olaydı. kumu güzel bir deniz kıyısının 2 sokak ötesinde. uzatınca kafamızı selam çakabilseydik martılara. ah o zaman cigara zararlı olmazdı bünyeye. kurardık bir masa, açardık müzeyyen ablayı, inceden söyler usuldan sarhoş olurduk. sarılırdık.uyurduk. 
.
.
.

Haziran 04, 2012

behzat ç.

daha ne denir ki. sen her şeyi söylemişsin be suna!

"sadece 5 dakika daha yaşamak istedim tüm öldürülen kadınlar gibi"


Mayıs 31, 2012

"kadın olmak"

"kadın olmak" hep zordu. hiç de kolay olmadı. hayatımıza hep müdahale ettiler önce en yakınımızdakiler sonra toplum. aşklarımızı gizledik. bizim aşık oluşumuz kimsenin umrunda değildi, bizim duygularımız olamazdı ki. bir adama aşık olup sarılınca bunu da biri görünce hemen etiketlediler bizi.  ama ne acayiptir ki aynı toplum hiç tanımadığı adamla küçücük kızları evlendirmeyi en büyük sevap saydı. o kadar çok şeye göz yumdu ki bu toplum.
..
iş hayatında, sokakta, evde, okulda, otobüste, araba sürerken.. hep hep zordu "kadın olmak".
günler geçiyor.
iyiye giden bir şey gösterebilen var mı?
"kadın olmak" artık hiç bir şey ifade etmemeye başlıyor. midem bulanıyor artık. kanım donuyor. dünyanın adaletinin olmadığına hepten karar verdim. baksanıza doğuracağımız çocuklara bile karışıyorlar. 
hadi buyrun diyorlar, buyrun işte kadın artık hiç bir şey.

Mayıs 22, 2012

rüzgarım kolayına ola!

evet.
eşek kadar olmak yolunda adım adım ilerliyorum. bir bartın akşamında, yağmurlar yağarken küçük bir evde doğan sek kahve bugün 25 yaşını deviriverdi.
güzel arkadaşlara, şahane bir aileye ve okyanuslardan çok sevdiğim; delicesine aşık olduğum adama doğru imiş zamanın akışı.
hüzünler bir yana, tüm şarkıları armağan ettim kendime:)

Mayıs 18, 2012

yanlış

anlatacaklarım birikiyor da, anlatamıyorum. bazen ufacık bir cümle, iyi niyetli güzel bir cümle her şeyi berbat edebiliyor. halbuki kurguladıklarımda hep gülümsüyorduk. bundan ötürü söyledim ben o cümleyi ve diğerlerini. 
biraz daha gülümseriz sanıyorum. yanılıyorum. sonra anlaşılamama hissi beni sinirli kılıyor halbuki üzgün oluyorum. 

Mayıs 17, 2012

keşke...


"...
bana bir laf et ki binlerce,
onbinlerce görüntü anlatamasın.
...
...
ikinci bir parıltı var senin bakışlarında
keşke yalnız bunun için sevseydim seni"
                                                 C.S.