Mart 30, 2012

inanmak

inandıkça yaklaşacak güzel günler:
sevdiceğin bakışlarında yakaladıkça umudu, kalbinde gördükçe çocukları, tuttukça ellerini;
"zift gibi de olsa her yer biz maviler getireceğiz"

bir gün, çocuklar oyunlar oynayacak:  içinde silah olmayan, taş olmayan, kan olmayan. 
bir gün, önce ülkemi sonra dünyayı güzel yapacağız. 
işte o gün çocuklar sadece çocuk olacak, bugünlere inat.

19 yorum:

dilara avder dedi ki...

umut, yüregi büyük insanlar için en kıymetli maden. ben de yürekten inanıyorum, o günler elbet gelecek.

kahvenin seki makbuldür dedi ki...

umut eden başka insanlar görmek nasıl da güzel gelir. nasılda güzel yapar.
hoşgeldin.

dilara avder dedi ki...

umutların dünyasına hoşbuldum, o zaman :)

kancule dedi ki...

sizin bu iyimserliğiniz bana da bulaşır mı bir gün :)

kahvenin seki makbuldür dedi ki...

:) kancule,
bu aslında, yani çoğu kez, en azından benim açımdan bir tür terapi gibi bir şey oluyor. çünkü bir şeyler hakikaten kötüye gidiyor. kötünün üstünü bir günün 10 dakikasında kapatmak gibi bir şey. nefes almak gibi. aslında görmezden gelmek gibi.

hem zaten mayıs geliyor, akşam üstü saraybosna'da çay içmek var, daha ne olsun :)

kancule dedi ki...

saraybosna kısmı güzel, ama mayıs diyince fena acıyor bir yerler..

kahvenin seki makbuldür dedi ki...

kancule,
benim de fena acıtmak da bir yanımı :/
yazdığım yazının aslında ne kadar umutsuz olduğunu gördüm okuyunca bir daha.
tuhaf. dur bir şarkı tutayım :)

kancule dedi ki...

tamam ama benim olsun o.
bencillik edeyim :)

kahvenin seki makbuldür dedi ki...

anlaştık :)
umay umay- düşmedim daha.
;)

kancule dedi ki...

dinlemeyeli çok olmuştu.
teşekkür ederim :)
bu şarkıda da umutsuzluk var esasında..

kahvenin seki makbuldür dedi ki...

evet, umutsuzluk var ama aklıma umudu bol bir şarkı gelmedi ki be kancule.
bir de rica ederim :)

kancule dedi ki...

en azından gündemimize yaraşır bir şarkı oldu :)
gittiğim her yere kasvetimi bulaştırıyorum. nasıl bi insanım ben ya

kahvenin seki makbuldür dedi ki...

biraz senden bulaşıyor olabilir lakin hep de öyle değil bence, görüyorsun ki ben de meyilli imişim :)

kancule dedi ki...

bizi saraybosna paklar :)

kahvenin seki makbuldür dedi ki...

halen duruyor zannımca haber, http://www.ntvmsnbc.com/ rastladım kocaman böyle: diyor ki
"SARAYBOSNA: BİR KENTİN 20 YILDA YENİDEN DOĞUŞU"
tamam şu an gidemiyor olabiliriz lakin bu şekilde karşımıza çıkarılmak zorunda mı, hatırlatılmak zorunda mı?
tesadüfler, hayaller güzel şey azizim:)
çay da güzel:)

kancule dedi ki...

ben daha evvel gittim de tadı damağımda kaldı.
güzel olan çok şey var.
ulaşmak ne mümkün..

kahvenin seki makbuldür dedi ki...

fok balığı gibi acıklı bakıp bana saraybosnayı anlat kancule diyesim geldi :):)
güzel olan çok şeyin ucundan kıyısından bize de bir şeyler olmalı, yoksa hakikaten bir eşitlik olmadığını ispatlamış olacak bu dünya.
kancule,
hadi buraya doğru bir şarkı da sen yolla, sonra uyusun bu sek kahve ;)

kancule dedi ki...

ben eve gelince lena dinleyeceğim demiştim.
sen de dinle hadi. dokunur ama söyleyeyim:)
lena chamamyan- sareri hovin mernem

iyi geceler

kahvenin seki makbuldür dedi ki...

dokunursa dokunsun be kancule :)
çay bardağımı şerefine kaldırdım.
sağlıcakla.