Ağustos 12, 2012
özet
söz açıldı bir kere şarkılardan..
velena:
ezgi'nin günlüğü,
şarkı
liman:
Ankara, Türkiye
Ağustos 11, 2012
sessizce
sarılmak.
velena:
sarılmak
liman:
Ankara, Türkiye
.
.
velena:
Sibylle Baier,
şarkı
liman:
Ankara, Türkiye
Ağustos 09, 2012
toprağın çocukları
köy enstitüleri.
hayranlık duyduğum bir çok insan gibi benim de mucize olarak adlandırdığım bir yapılanmaydı. köy enstitüleri hakkında okurken, birilerinden dinlerken her zaman bir gurur yaşarım sonra ise bu gururun yerini derin bir üzüntü alır bende. eğitim fakültesi mezunu olarak nereden nereye geldiğimizi: aldığım, yetersiz gördüğüm eğitimi düşünürüm 2012'nin Türkiye'sinde. sonra yadsımam olanları; bir ülkenin eğitimi yıpratılır, yok edilir sonra o ülkenin insanlarının ileri adım atması olanak dışı bırakılır. düşünmek yasaklanır. susturulur iyiye, güzele ait her şey. ve biliyorlardı büyükler, 1940-1953 arası 21 enstitüsü ile 17 bin mezun veren köy enstitüleri aydınlık günler, düşünen insanlar demekti. ne de olsa aydınlık herkesin işine yaramıyordu...
eylülde gösterime girecek olan bir film.
heyecanlayım, meraklıyım.
film hakkında:
velena:
film,
köy enstitüleri,
öğretmen
liman:
Ankara, Türkiye
8
"bak, bu senin ışığın
dalların ay doğmuş, delice, delice zeytin"
velena:
ezgi'nin günlüğü
liman:
Ankara, Türkiye
Ağustos 08, 2012
mal
ne kadar ağlak bir insan oldum. sızlayan bir burun, düğümlenen bir boğaz. işte bu :)
birileri düşlerimi çalıyor gibi.
ben de mal gibi bakıyorum giden zamanın arkasından.
liman:
Ankara, Türkiye
umuş
edip cansever şiirlerimiz bir başka evde, ben bir başka evde, sevdiğim adam bir başka şehirde. şanslı olan ise cansever'in şiirlerinin olduğu ev.
diğer yandan sevdiğimin adamın olduğu şehir: ya senin şansın, benim şansızlığım..
"bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin,
bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan
yeni bir başlangıç
vardır
parmağını sürsen
dünyaya, rengini anlarsın
gözünle görsen
elmayı, sesini duyarsın
onu işitsen,
yuvarlağı sende kalır
her başlangıçta
yeni bir anlam vardır.
nedensiz bir çocuk
ağlaması bile
çok sonraki bir
gülüşün başlangıcıdır."
edip cansever
iyi ki doğdun edip cansever!
diğer yandan sevdiğimin adamın olduğu şehir: ya senin şansın, benim şansızlığım..
velena:
edip cansever,
sevgili
liman:
Ankara, Türkiye
soluk
üzülmenin bir tadı var mıdır?
ağız tadıyla üzülünür mü?
ya mutluluk?
küçük bir tebessüm müdür bunun hakkı?
bunun bir reçetesi yok ki.
yok.
belki uykusuz bırakıyor beni mutluluklarım. belki insanlarla konuşmamı zorlaştırıyor üzüntülerim.
dünya'nın biz ona uymazsak bizi gözleriyle aşağıladığı yaptırımları var. içimize sinmiş kurallar, sesler, ifadeler...
isyan etsen de arkanda, sağında, solunda.. her yerdeler..
bir soluk gibi ellerindeler..
liman:
Ankara, Türkiye
perdeli
"...
rahatsın,
diyordu kadın,
ama o arada
birdenbire
odayı
sözgelimi
brezilya'ya çevirir bir çicek.
...
mutluluk mu,
diyordu kadın,
mutluluk:
açan tütün
körelten tütün."
C.S.
velena:
cemal süreya
liman:
Ankara, Türkiye
Ağustos 06, 2012
küçük arı
okudum.
"eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran."
dendi en sonunda.
bitti.
...
velena:
kitap
liman:
Ankara, Türkiye
Ağustos 03, 2012
7
yağmur.
biraz daha.
velena:
yağmur
liman:
Ankara, Türkiye
Ağustos 02, 2012
cila
yeni keşiftir. üst üste behzat ç. içerikli yazılara cila niteliğindedir.
izleyin la!
:)
uyumayan bir sek kahvenin amacı, uykusunu düzene sokmak için direnmektir.
yaşasın şanlı direnişim!
:)
:)
velena:
anakara,
behzat ç.,
pilli bebek
liman:
Ankara, Türkiye
ispanyol meyhanesindeki abla'ya
bir şeyler söylemek istiyorum. evet. ne söyleyeceğime dair bir fikrim yok. doğrudur da ekrana boş boş baktığım. ama istediğim bir şeyi yapmak adına ekrana boş boş bakmam iyi bir adım değil midir sizce? bence çok yol kat ediyorum ben. piyuuu diye uçuyorum, yüzüyorum, duruyorum, düşüyorum. mesela az evvelde " piyuuu" demek istedim ve bunun için bir cümle kurdum. istedim ve yaptım. iyi bir adım daha mı attım ne? bir anakara gün doğumunda kendimi aşıyorum güzel insanlar. duyurulur.
kimse dünya'nın iyi bir yer olmasını istemiyor. yirmi beş yaşlarımda bunu anlamış bulunmaktayım. kimisine göre geç, kimisine göre de bunun için tam vakti bir yaş olabilir. bilemem. ben matematikçiyim arkadaş, bir ihtimal daha var onu bilirim. halbuki bundan 5-6 yıl evvel hayaller olduğu gibi bundan 2-5 gün evvel de hayaller vardı. ben şunu da anladım: bir hayal yıkıldığı vakit dünya bunu için bizi teselliye uğraşmaz. biz gideriz dünya'yı tebrik ederiz, yenilgiyi de kabul eder, paşa paşa uyuruz. belki de diyorum ispanyol meyhanesindeki kadının çığlık çığlığa şarkı söylemesi bundandır.
ben defterime yazmaya başladım tekrar. rastgele dedim yine.
çok özledim çünkü.
özlemek çok garip, tarifi yok. bazen sıkı sıkıya sarıldığın bir eylül, bazen bitmesini istediğin bir ağustos.
öpüyorum ayrı ayrı.
liman:
Ankara, Türkiye
Ağustos 01, 2012
behzat ç. dizi ve film müzikleri
lisedeydik. gençtik. birer anakaralı olarak tee o vakitlerden bilirdik pilli bebek diye bir grubun olduğunu. onların "siyah beyazı"yla büyüdük. sonra "berrak" ı söyledik bağır çağır içimizden. yeşil ipodumun içine "uyandırmadan" albümlerini eklemiştim, ilk iş. tüm şarkılarını ezbere bilirken, 2007 yılında ben artık üniversiteliyim, diğer albümleri "olsun" geldi. halen yeşil ipodum vardı ve ikinci albümde hemen oracıkta aldı yerini. yine tüm şarkılar ezberlendi. zaten bir adam "hayaller içinde gün görmeye bak" derken ve yine aynı adam, cem kısmet, "ve bir eylül akşamında yaprak çıtırtılarıya yürüyorsun" diye seslenirken benim tek tük cigara içmem olağan dışı olmamalı idi.
(demezsem olmaz, pilli bebek, anakara'dır.)
(demezsem olmaz, pilli bebek, anakara'dır.)
şimdilerde yeni bir albüm çıkarmışlar. sanırım bir kaç hafta oldu. behzat amirim oradan oraya koştururken arkadan usulca çalan şarkılardan oluşuyor albüm. geçen sene gösterimde olan " behzat ç. seni kalbime gömdüm" filminin müzikleri de dahil.
dinleyin la !
:)
:)
velena:
anakara,
behzat ç.,
pilli bebek
liman:
Ankara, Türkiye
yazmak
sen hep yaz.
iyi geliyor. eylül gibi.
velena:
eylül
liman:
Ankara, Türkiye
ceviz ağacı
"...
yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
yüz bin elle dokunurum sana, istanbul'a.
yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
yüz bin gözle seyrederim seni, istanbul'u.
yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.
..."
Nazım Hikmet
önce okudum. sonra dinledim.
"yapraklarım ipek mendil gibi, tiril tiril
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil"
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil"
velena:
cem karaca,
nazım hikmet ran
liman:
Ankara, Türkiye
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
